Yazılış tarihi: Eyl 1, 2010

Odtü Isletme vs Kayseri

Mayis ayinin 2. Gununun Kadir gecesine denk geldigi yilda (isteyen sosyal aglardan ulasabilir bu seneye) o gece saat 10:30′ta Kayseri’de bir dogumevinde dunyaya gelmisim. Aslinda geldim yazilir ama sanki hatirliyormus gibi ukalalik da etmeyeyim. Herneyse konumuza gelelim. Kayserili pek cok insanin bildigi bir soz vardir, “ODTU’den isletme diploman olacagina, Kayseri’den nufus cuzdanin olsun!”

Kuresel dunyada ne kadar gecerlidir bu durum cok tecrube etmedim ama pek cok yerde de nufus kagidimi saygiyla ve esprili bir dille karsiladiklarini biliyorum. Zaten kac tanedir bir kenti olumsuzlestirebilecek soyut kavramlar? Kayseri’nin hatiri sayilir derecede var; tuccarlik, cimrilik (dogru olmasa da soylenir, aslinda “Tutum” daha dogru,) Kayserili’nin gozu acik olmasi, kurnaz olmasi ve tabi ki rahmetli Kemal Sunal’in filmlerinden kalma birkac espri. Tabi bir de bir rivayete gore Kastamonu ile yapilan bir mactan kalma bir soz var ki hic girmeyelim.

Efendim sozum sudur ki; genlerimizde dedelerimizden kalma ticaret, isletme, pazarlama, yoneticilik ve muhasebe yetekleri mi tasiyoruz merak etmekteyiz. Etmekteyiz diyorum cunku ablamla bu konuyu ara ara konustugumuzdan bana attigi maildeki haberi ayni sekilde buraya da koyuyorum. Kayseri’nin esnafi coktur, insanlari zengin ve toktur! Akli da calisir, isleri de “Rast Gelir!” Her sabah evden cikarken onlara “isin gucun rast gelsin” derler, ODTU’de “Business 101″ olarak verilmesi gereken ders bize gore bu. Haydi rastgele..


En eski yazılı ticari anlaşma Kayseri’den!
Anadolu’da ilk yazılı ticari anlaşmanın 4 bin yıl önce yapıldığı ve yazılı belgelerin Kayseri’deki Kültepe-Karum kazılarında bulunduğu bildirildi
Çivi yazılı tabletleri okuyarak Kültepe-Karum’la ilgili bilimsel araştırmalar yapan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cahit Günbattı, Anadolu’da ilk ticari yazılı anlaşmanın, günümüzden 4 bin yıl önce yapıldığının, Kültepe-Karum bölgesinde yapılan kazılarda bulunan çivi yazılı tabletlerden anlaşıldığını söyledi.

Prof. Dr. Günbattı, 1948 yılından beri Kültepe höyüğü ve hemen yanındaki Asurlu tüccarların oturdukları Karum bölgesinde devam eden kazılarda, 23 bin dolayında çivi yazılı tablete ulaşıldığını, 1948’den önce de yurt dışına kaçırılmış 4 bin 500 dolayında tablet olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

“Kültepe-Kaniş’te 1948 yılından önce bölgeden toplanan ve kaçırılan 4 bin 500 dolayındaki çivi yazılı kil tablet, ne yazık ki yurtdışında bulunuyor. Bölgeye 4 bin yıl önce yerleşen Asurlu tüccarlar, Mezepotamya’dan getirdikleri kalay ve kumaşları burada pazarlamışlar. Asurlu tüccarlara ait evlerde yapılan kazılarda çok sayıda çivi yazılı tablet bulundu. Anadolu’da bu kadar çok çivi yazılı tabletin bulunduğu bir başka merkez yok. Kültepe ve Karum’un bir benzeri yok.”

Prof. Dr. Cahit Günbattı, Karum’da bulunan 2 çivi yazılı tabletin okunmasıyla, Anadolu’da bilinen en eski ticari yazılı anlaşmanın 4 bin yıl önce yapıldığının anlaşıldığını da belirterek, şunları söyledi:

“Mezopotamya’da bulunan Asur Krallığı, Kaniş Krallığı ve Adıyaman yakınlarındaki Hahhum Krallığı ile yazılı ticari anlaşmalar yapmış. Bizim okuduğumuz çivi yazılı iki tablette bu anlaşmayla ilgili ilginç bilgiler var. Bu anlaşmalara göre Asurlu bir tüccar Anadolu’da öldürülür ve malları kaybolursa (yağmalanırsa), yakınlarına belirlenen miktarda kan parası ödenecek. Katili Asurlulara teslim edilecek ve onlar tarafından öldürülecek. Katil yerine bir başkası verilmeyecek. Tüccarlardan zorla ve ucuza mal alınmayacak. Mahkemeye giden bir Asurlu için karar adil olarak verilecek. Asurlu bir tüccar, Kaniş’ten birine borçlanır ve borcunu ödemezse tutuklanmayacak, borçlu olanın malları satılacak, alacaklı alacağını alacak. Asurlu birinin malları kayıp olursa bulunup sahibine iade edilecek. Bir Asurlunun evine, kölesine, cariyesine, tarla veya bahçesine göz konulmayacak ve zorla alınıp satılmayacak. Asurlular hakkında bir cariye, bir köle veya Hahhum halkından birinin şahitliğine dayanarak karar verilemeyecek.”

KALAY EN KIYMETLİ METAL

Prof. Dr. Cahit Günbattı, Anadolu’da günümüzden 4 bin yıl önce kalayın en kıymetli metallerden birisi olduğunu da belirterek, “Kalay o dönemde çok az vardı ve ihtiyaca cevap vermiyordu. Asurlu tüccarlar en çok kalay getirip sattılar. Kalay, bakırla karıştırılıp tunç elde ediliyor, silahlar tunçtan yapılıyordu. Birbirleriyle savaşan yerel krallar da silah yapabilmek, kalay alabilmek için Asurlu tüccarlara taviz vermek zorunda kalmışlar” diye konuştu.

Kültepe-Karum’da 1948 yılında Prof. Dr. Tahsin Özgüç tarafından başlatılan ve halen Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu tarafından devam eden kazılarda bulunan çivi yazılı tabletler ve diğer arkeolojik eserler, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile Kayseri Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

Bu yazi Onyx’ten yazilmis ve yayinlanmistir.

Sosyallere Gönder;